MEVLÂ MEDET!
Umarım lütf-u ihsanın kerem et, Mevlâ medet
Düşüp kaldım kâm-ı firkatte, şad et, Mevlâ medet
Çerh-i bahri isyanım tehayyürde kalmışam
Esir-i nefs-i hevâyım halas et Mevlâ medet
Beni bigâne kaldım ben, beni eyle âşina
Talebkârım, bana aşkın nasip et, Mevlâ medet
Ezelden sende bildim, hep kamu derde çare
Tabibsin bu mecruha, deva et Mevlâ medet
Beni ancak bilen sensin, günahımı etme ayân
Kerem kıl, rahmetin birle, nazar et Mevlâ medet
SAFA’yi der siyah ruyem, kapuna geldim heman,
Elim al, düşmüşem, kaldır medet et, Mevlâ medet
SÖZLÜK
Lütf-u ihsan: Her işini en güzel şekilde yapmak, iyi davranmak.
Kâm-ı firkat: Yaradılış amacına aykırı olma, sevdiğinden ayrı kalmak
Şad et: Sevindir, memnun et, ferahlık ver.
Çerh-i bahri: Denizlerin akarak dolabın döndürmesi, tekrarlayan.
Tehayyür: Hayran olmak.
Esir-i nefs-i hevâ: Geçici zevklerin tutkunu olmak, gönlün her isteğini yapma zorunda olmak.
Halas et: Kurtarmak, selamete ermek
Bigâne: Kayıtsız, ilgisiz, yabancı, dünya ile alâkasını kesmiş.
Âşina: Bilgisi olan, arif, tanıdık,
Talebkâr: İstekli, arzulu.
Mecruh: Yaralı, yaralanmış.
Kamu: Tüm, her şey
Ayân: Belli, herkesin görebileceği, bildiği.
Siyah ruyem: Kara yüzlü, çok suçlu, bakmaya yüzü olmayan.
Tabip: Doktor
Not: Bugün 9. manzumesini verdiğim Şeyh Safa Divanı’ndan, şiirlerinin pek çoğunu temin eden eski Afyonkarahisar Milletvekilimiz Sayın Nihat Türker Bey’e bu vesile ile teşekkür ederim.
08.03.2010
Hüseyin HÜSREVOĞLU
Emekli öğretmen-Yerel Araştırmacı
Görüntüleme sayısı: 146
Yorumlar (1)
Yorum yaz
YAZILARIM NEDEN YAYINLANMIYOR DİYORSANIZ AŞAĞIDAKİLERİ OKUYUNUZ
SANDIKLI BiZ SANDIKLININ YENi YüZü (Sitemiz hiç bir siyasi ve ekonomik kazanç düsünmemektedir)Site Tel: 0 506 635 48 48Şeyh Safa Divanından Manzumeler (9) - SANDIKLI BiZ SANDIKLININ YENi YüZü (Sitemiz hiç bir siyasi ve ekonomik kazanç düsünmemektedir)Site Tel: 0 506 635 48 48 - SANDIKLI BiZ SANDIKLININ YENi YüZü (Sitemiz hiç bir siyasi ve ekonomik kazanç düsünmemektedir)Site Tel: 0 506 635 48 48Untitled Document
Günün Sözü
* Bir insanın akıllı olmasına birşey dediğimiz yok. Yeter ki; aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın. Eflatun